|
Kentin Kuzeybatısında, bütün yöreye tepeden bakan bir
yükseklikteki kalenin kuruluş tarihi bilinmemekle
birlikte, M. S. 5. ve 6. yüzyıllarda yapıldığı tahmin
edilmektedir. Dik ve sarp kayalar üzerinde doğal bir
hisar görünümünde olan kale kesme ve moloz taşlardan
inşa edilmiştir. Selçuklu ve Osmanlı döneminde onarım
görmüş, yeni savunma ve gözetleme yerleri eklenmiştir.
Dış ve iç duvarlarla korunan kale, doğu batı yönünde
yükselen iki kaya grubu üzerine oturtulmuştur. Depremler
sonucu kuzey ve güney yönündeki duvarları tamamen
yıkılmış, baş burç ile sol tarafındaki kaya
üzerindekiler sağlam kalmıştır. Kuzey yönündeki bir kaya
oyuğundan girilebilen kalenin içinde her çeşit ihtiyaca
yetecek düzeyde erzak depoları, sarnıç, cephanelik,
hizmet binaları, emanet odaları ve birde camii bulunduğu
bilinmekle birlikte günümüzde bunlara ait sadece tonozlu
yapılar ve temel kalıntılar görülebilmektedir. Kale
duvarları incelendiğinde Bizans, Selçuklu ve Osmanlılara
ait izler görmek mümkündür. Güney yönde ayakta
kalabilmiş büyük burçlardan birinin duvarında taştan
yapılmış Müslüman sandukaları yapı malzemesi olarak
kullanılmıştır. Kalenin güneybatısında eski çağlardan
kalma bir kaya mezarı vardır. Mezarın ağzında bir kolon
ve biri büyük iki hücre bulunmaktadır. |